Recent Posts

20 Şubat 2012 Pazartesi

Football Sketches 2


Renato Guttuso, Calciatori, 1965

10 Şubat 2012 Cuma

Cihana Değer.

Bu maçın görüntüleri burada durmayacaksa, biz bu siteyi neden açtık değil mi abiler?

    

21 Ocak 2012 Cumartesi

Kalın Derililer.


Şike süreci malumunuz güzel insanlar, ortam leş biz de blogu kirletmeyelim dedik girmedik o toplara, kinimizi twitterdan falan kustuk ama bunu anlamadık, bu konuda bir kaydımız olsun istedik. 

Şimdi bu adamlar, sevdikleri her ne ise onun için takımları çekmiş, sabah sabah açıklama yapıyor, bu adamlar 50 yaş üstü, artık beyin korteksleri gelişimini tamamlamış, onur, şeref, sözünün arkasında durma vb. gibi erdemlerin farkına varmış, kendilerince akil adamlar. Kulüp sevgisiyse onun için, dertleri rant, para falan ise onun için bilemiyorum, basını toplayıp konuşuyor, milyonluk kulüplerin sesini duyuruyor, insanlar maskelerini takıyor, gerekirse tribünde maç iptal ediyor, maçlarda t-shirtleri satılıyor.

Ben noktasına virgülüne dokunmadan açıklamaları buraya kopyalayıp yapıştırıyorum şimdi. 

21 ARALIK 2011 : 58'NCİ MADDE DEĞİŞSİN!..
Geçtiğimiz Aralık ayında bir basın toplantısı düzenleyen Özdemir, şike ve teşvik suçu işleyene küme düşme cezası getiren 58'nci maddenin hemen değiştirilmesini istemişti.Özdemir, “İddianamede sadece F.Bahçe değil, 7 Süper Lig kulübü de suçlanıyor. 58'nci madde değişmezse Türk sporunun sonu olur.” Kulüpler Birliği, bir arada durmalı, 58. madde için birlikte hareket etmelidir. Ben bunu tüm kulüpler için, Türk sporu için istiyorum.." demişti.

ÖZDEMİR, “Galatasaray 58. maddenin değiştirilmesine kesinlikle karşı olduğunu ifade etti. Bu durumda 58. madde nasıl değişecek?” sorusuna, “18 kulüp içerisinde bir. Memlekette demokrasi varsa, çoğunluk hakimse bir kulüp bir tarafa, 17 kulüp bir tarafa denecek. Yarın küme düşme olursa, en büyük zararı en çok yayın geliri alanlar görecek. Bu, olayların bir kısmı. Anladığımız kadarıyla Digitürk dava açmayı düşünüyor. Eğer bu davayı açar, TFF de 58. maddeyi değiştirmeyi düşünmez, küme düşmeler olursa, o zaman ne olacak? Orduspor, Gençlerbirliği, Kayserispor hangi yayın gelirleriyle ayakta kalacak! " dedi.


Ne demiş hazret tam bir ay önce, 58 değişsin demiş. Galatasaray karşıyken de ''babacım kalan 17 kulüp, çoğunluk ne istiyorsa o uygulanır, demokrasi var'' demiş. Küme düşmeler olursa diğer takımlar ayakta kalamaz demiş. Juve düşünce Perugia'lar falan battı sanki anasını satayım ama bu adam zaten İtalya'dan 10 takım sayamaz yani, ama muhalifleri kime dövdürsek diye sorsan, tak alırsın cevabını. 

Bir de dertleri Orduspor falanmış gibi konuşmuyorlar mı kan beynime sıçrıyor anasını satayım, iddianameyi okuyan akil FB'liler de ''Nihat bir sus amınakoyum'' demiyor, tribünler bu adamları istifaya davet edip, tarihine tutunmuyor ben onu anlamıyorum. Şu adamın temsil ettiği kulüp desteklenir mi yahu, daha kendi sözünün arkasında duramayan adama mı kaldı asırlık Fenerbahçe?

Bugün 21 Ocak 2012, tam bir ay geçmiş abiler, tam bir ay. Bak yeni açıklama geliyor.

Dünkü federasyon toplantısından sonra açıklamalar yapan Özdemir, "58'nci madde kesinlikle değiştirilmesin" dedi.

20 OCAK 2012 : "58. MADDE DEĞİŞMESİN" 
Özdemir ayrıca "58. madde değişmesin. Virgülüne dokunmasın. Kim suçluysa, kimin suçlu olduğuna inanıyorsa, gerekli kararı TFF versin. Genel Kurul'da bunun para cezası ya da puan cezasına çevrilmesi gerekçesine katılmıyoruz. 58. madde aynen uygulansın. Tek bir şey istiyoruz. Gerekli bir süreye ihtiyaç vardır. Herkes savunmasını vermelidir. Ortaya konulan delillere, yeni şahitlere ihtiyaç vardır ve bir karara varılmalıdır. Bu yüzden medyaya açıklama yaptık" diyerek sözlerini noktaladı. 

Fenerbahçe açık oylama diyor 
FENERBAHÇE Kulübü, 58. maddeyle ilgili TFF Genel Kurulu’nda yapılacak oylamanın açık olarak yapılmasını isteyecek. Eğer açık oylama olmayacaksa da Genel Kurul’a katılmayacak. Sarı lacivertliler bu konudaki görüşlerini bugün yapılacak Divan Kurulu’nda açıklayacak. 

BUGÜNKÜ DİVAN KURULU

58. madde değiştirilmesin 
Özdemir: "Biz Fenerbahçe Kulübü olarak 58. maddenin hükümlerinin değiştirilmesini kesinlikle istemiyoruz. 58. maddenin tartışılması Fenerbahçe'nin gündemi değildir. Biz kendimizi biliyoruz, Türk adaletine de güveniyoruz. Yarım puan dahi silinmesini kabul etmiyor ve Kulüpler Birliği'nin onayladığı öneriyi de doğru bulmuyoruz." diye konuştu, bu sözler Divan Kurulu üyelerinde alkışla karşılandı. 


BYine dokunmadım hiçbir yerine. Bir de sonunda Divan Kurulu üyeleri alkışlamış falan. Ne skime dermanlarsa o DK üyeleri, şu yönetime, ''aklanın da gelin'' ''kirli mi temiz mi olduğunuz anlaşılana kadar kulübü başka bir yönetim yönetsin'' diyemiyor, şakşak yapmaya gelmişler, ki iddianamede zaten o toplantılarda köşelerin boks şubesinden kimi abiler tarafından tutulup da muhalefetin susturulduğu da cayır cayır telefon konuşmalarıyla yazıyor, susturulamayacak tek birim olan taraftar da maskelerle geziyor. İğrenç. 

Kimse şu soruları sormuyor yönetimine yahu, bize farketmez, düşmezlerse düşmesinler, biz bir ömür taşağımızı geçeriz artık zaten, dansöz Nihat diye alır yürür namı abimizin, hazırlanır sopalı pankartlar falan gezdirilir tribünde, çamuru camiasına sıçratanlar Galatasaray tarafında olsaydı, DK 3 temmuzda fişi çekerdi zaten. Böyle yüzsüzlükle, kalın derileriyle, dolandırıcılara biat ederek, kulüplerinin adını çamura düşürmezlerdi.

Kimse sormuyor dedik ya, biz soralım.

1- Nihat'çığım, kavunkafam, 21 Aralık'taki ''düşmeyelim'' tavrı ile, 21 Ocak'taki ''düşürürlerse düşürsünler'' tavrı arasında ne değişti? Haydi söyle de aydınlanalım yahu, 1 aydır iddianame sabit, senin kıçın başın neden oynadı?

2- Nihat'ım, dansözüm, allahını seversen söyle, seni bu hale getiren ne? Çoluğun çocuğun yok mu senin, kameraları toplayıp bir öyle bir böyle konuşmak yakışıyor mu kaç yaşında adama?

3-Nihat'çığım, ezeli rakip ebedi dost Fenerbahçe'nin kaypak yöneticisi, ''UEFA iç işlerimize karışıyor, TFF basiretsiz davranıyor'' açıklaman ile, ''UEFA bu topa girmeyeceğini belirtti, sorumluluk TFF'de UEFA'yı etkilemeyecek aldıkları karar'' dediğin açıklama arasında ne UEFA değişti, ne TFF değişti, istifa eden yok gelen giden yok, sana ne oldu Nihat? Neyin var Nihat?

4- Murat Özaydınlı ''abi bu sene düşürmeyin, takımı küçültelim, batarız'' diye ağlarken, sen neredeydin Nihat? Yoksa bu konuşmalardan haberin olduğu halde mi böyle konuşuyorsun, bu kadar mı aldın yalancılığı eline Nihat?

5-9 Ağustos'ta ''Federasyon'un alacağı karara saygılıyız'' dedin, bak videosu aşağıda, şimdi neden ''bize yaptıklarını unutmayacağız, dava ettik'' diyorsun, ilişkide saygı sevgi bitti mi Nihat'ım? Kendi yöneticin TFF başkanı, doyamadın ona da salladın ya Nihat'ım? Bak direk tavrını koysan anlayacağım, yine bir öyle bir böyle demişsin, yine kıçı başı ayrı oynatmışsın.



Son soru, daha derbide teşekkür etmedi mi senin yönetimin Galatasaray'a Nihat'ım, kavunkafam, karagözüm, çatalkaram, çingenem. Nar tanem, nur tanem, bir tanem (n'oluyo lan kafayı yedim klavye başında amınakoyayım, pardon abiler duramadımaisşldaiwşlf), sen şimdi neden Galatasaray'a sallıyorsun küçüğüm? Kalmadı mı başka derdin tasan? Şike konusunda usül dışında bir konuda çıkış yapmayan Galatasaray'ın 58. madde konusunda lafına geldiğin halde, neresine sallıyorsun a yüzsüz?

Abiler, futbolsever olarak kanıma dokunuyor bu adamlar artık benim, kravatı takınca şerefi onuru kenara bırakan bu pisliklerden temizleyelim artık kulüplerimizi, bu senin-benim ayrı yerlerde olduğumuz bir kavga değil, bu bizim onlara karşı olduğumuz bir kavga.

Sevdiğimiz kulüplerimizi, rant avcılarından, peşkeşçilerden temizleyelim. Bu adamların maskelerini takmayalım, bu adamlarınb t-shirtlerini giymeyelim. Bırak FB amatöre düşse ne kaybeder, bu adam temsil etmesin yeter!

Vallahi aynı taraftayız be kardeşim, ben sana da üzülüyorum, Bülent Uygun'a inanıp üzülen Eskişehir'liye de, başkanı FB'ye af isteyen Gençler taraftarına da, bizim sevdiğimiz renkler farklı, ama aslında sevdiğimiz şey aynı.

Gel bak yazdım yukarıda soruları. Sen de biliyorsun ben de, siksen veremezler cevaplarını, seni beni labirentlere sokarlar, olayı karıştırır kendi ekmeklerine bakarlar. Sen de biliyorsun umursamıyorlar senin kulübüne sevgini, sen değer verilmeyen bir müşterisin sadece onun gözünde.

Olayın ne kadar içindeysen, o kadar zor görürsün bir şeyler, tepeden bakmak daha iyidir çoğu zaman, 400 sayfa iddianamenin çıktısını aldım okudum ben, hepsi yalan bile olsa gitmesi lazım o adamların senin şerefli kulübünden, bu kadar söylüyorum sana.

Gel, bunlar olmazsa da o top döner. Bu onursuz adamlar olmasa, Alex'ler Q7'ler, Lincoln'ler vurmaz o topa ama tertemiz armanı göğsünde taşıyan Recep'ler Necip'ler Semih'ler vurur. Daha az görürsün o topun 90'a gidişini, ama 90 dakikada oluyordur her şey, onu bilirsin en azından.

Allah illah aşkına kovun şu şeref yoksunlarını kulübünüzden, leş gibi riyakarlık kokuyor ağızları, sizi haketmiyor o ibneler.

Sinirle yazdım, imla hatalarından dolayı özür dilerim, iyi haftasonları.






18 Ocak 2012 Çarşamba

Football Sketches #1



Enrico Castello, Il portiere, 1922

16 Ocak 2012 Pazartesi

Ömer Çavuşoğlu'nun Teknolojiyle İmtihanı

                                    

Ömer Çavuşoğlu iPad'ine ısınamamış, basmış küfrü, amma velakin bu küfür mevzularında insanlar eskiden daha bir ezilir büzülürlerdi, daha bir heyecan olurdu, şimdi ROK tribe girmese kimse sallamayacak. Üzülüyoruz, biz o heyecan için sevdik o anları abiler.

14 Ocak 2012 Cumartesi

In Elmander We Trust

Küçüklüğünden Beri Tanırım(!): Xherdan Shaqiri


Selamlar sevgiler, blogu havalandırmaya geldim güzel insanlar. :) Ne zamandır doğru dürüst yazı yazmak yerine ya çiziyoruz, ya da twittera bıdıt bıdıt yazıyoruz, allahıma parmaklar çatır çutur öttü blogun başına geçince, inşallah zamanlar açılırız. :)

FM oynayan okuyucular bilir, bizler kimi oyuncuları tanınmadan bulur, sonra da oyuncu parlayınca, sanki Gol filminde o Nunez midir nedir o elemanı Avrupa'ya gönderen menajer gibi kasım kasım kasılarak izleriz. Konuyu dağıtmaktan öleceğim ama anlatmam lazım, daha kısa pantolonla (bu da büyük yalandır, ne kısa pantolonu lan 70'lerde miyiz anasını satayım) Güzelbahçe sahillerinde top oynarken, ''hacı Cristiano Ronaldo diye bi'şi buldum,  sanırım regen herif böyle klas topçu olamaz'' diyen kardeşim Bünyamin Güler, hala bu konuda gördüğüm zirvedir. Alex Ferguson'dan önce CR7 keşfetti adam. Neyse devam edelim, Xherdan Shaqiri'yi de bilahare bu kontenjandan takip etmekteyim. Aralara yorum katarak devam edeyim, Xherdan Shaqiri hakkında uzun bi' yazı yazalım, alırsak güzel olur, alamazsak da zaten potansiyelli topçu, yerini bulur illaki. :)

Kahramanımız, 1991 doğumlu. Ben ise 1987 anasını satayım yazmasam mı güzel insanlar moralim bozuldu. Kardeşimden 2 yaş büyük adam hakkında güzelleme yazıyoruz, neyse. Oyun stili kime neye benziyor babalar derseniz, arada attığı golleri klas hareketlerini falan da paylaşacağım ama buradan direk isim vereyim, adam bana feci şekilde Mario Götze'yi andırıyor abiler, hatta kafamda Götze-Arsenal, akabinde Shaqiri-Dortmund tarzı bir transfer harekatı vardı devre arasında, daha güzeli olacak inşallah. :)

Shaqiri, Arnavutluk'ta doğmuş, ailesiyle Basel'e taşınmış, burada da futbola başlamış. Basel genç takımındayken 2007'de 15 yaş altı Nike Kupası'nda turnuvanın oyuncusu seçilmiş, akabinde büyükler peşinde düşmüş ama o Basel'de kalmış, 2009'da da profesyonel olmuş. An itibariyle de 2014'e kadar sözleşmesi var.


        


Shaqiri kanat oyuncusu ama benim izlediğim kadarıyla, ki ŞL özetleri ve parladığı ManU maçından yapıyorum bu çıkarımı, bu adam forvet arkasında müthiş iş yapar. Çok çevik, fiziğine göre kuvvetli ve şahane sol ayağa sahip bir oyuncu, bu boydaki bir oyuncuya göre fizik mücadeleyi sevdiği bile söylenebilir abinin. Sürati müthiş, fiziğinin de yardımıyla top hakimiyeti muazzam. Bu yaşta bir oyuncuya para verip risk alacaksanız eğer bu özellikleri olan bir oyuncuya verirsiniz zaten o parayı.

Şimdi işin biraz da magazinine girelim, buradan sonra da ''gelirse ne olur gelmezse ne olur'' a olayı bağlayıp bitirelim.

*** Mesela adamın evinde ligtv varmış. Takip ediyor yani adam ligi, herhalde Kosova asıllı olduğu için seviyordur. :)

*** Arda Atletico Madrid'e transfer olmasaymış, Atletico Shaqiri'yi alacakmış.

*** Burak-Alex-Quaresma-Baros ligimizdeki favori oyuncularıymış.

*** ''Türkiye'de oynamak ister misin?'' sorusuna ''ligi takip ediyorum, sert bir lig. Teklif gelirse neden olmasın'' demiş.

*** Bir de adam müslümanmış.

     

Şimdi gelelim transfer edilirse ne olur sorusunun kendi meşrebimizce cevabına. Shaqiri gelirse takıma fayda sağlar, hücum konusunda yaratıcılığı sorunlu Galatasaray'a bu konuda çok şey katar, masaya çok şey koyabilir, tamam. Ama yine de benim çekincelerim var, neler derseniz, ''aha ben de bunu bekliyordum, sağolasın okur, canını yidiğim'' derim. Sıralayalım, rahat okunsun. Öbür türlü göz yoruyor resmen.

*** 6 yabancıyla sahaya çıkıyoruz, bunlar Muslera, Eboué, Ujfa, Melo, Elmander, Baros. Shaqiri'ye onca parayı döktüğümüzde, hangi birini keseceğiz bu abilerin? Hepsinin formu üst düzeyde, hepsi sistemin önemli parçası, hepsi masaya çok farklı şeyler koyabiliyor takımı galibiyete taşımak için. İki kanat oyuncumuz da yerli ayrıca, forvetlerden birini kessen yedeklere güvenemezsin, Eboué'yi kessen adam kösüm kösüm köstürüyor oynadığı her maçta. Ujfa-Semih ikilisi bozulmaz, Muslera'yı kralı gelse kesemez. Nereye oturacak gelince Shaqiri?

*** İlk sorunun cevabı sistem değişikliğine gidiyor, iki forvetimizden birini keserek, Shaqiri'li bir forvet 3'lüsü yaratmak en rasyonel çözüm gibi duruyor. Amma velakin biz 4-4-2'yi harika oynarken ligde rahat rahat lider giderken bu sistem değişikliğine gerek var mı sizce? 4-3-3 ve türevlerini (4-2-3-1, 4-1-2-3, vb) 4-4-2 kadar rahat oynamadığımız açık. Bu maceraya sizce de gerek var mı?

Bu sorulara rağmen ben Shaqiri gelse heyecandan ayağa zıplarım, bi' kere manevi menajeriyim çocuğun (Bünyamin n'aber) amma velakin iş sahaya baktığında riski de büyük bu transferin. Twitterda yüzlerce Arsenal, ManU taraftarı ''lan neden biz almıyoruz bizi deli mi seksti'' diye ağlarken bizim ''istemem yan cebime koy'' dememiz de komik olur, o da ayrı.

Daha sık görüşebilmek dileğiyle hoşçakalın! :)

14 Ekim 2011 Cuma

Enzo-Maradona vs. Tevez-Messi

                                   


Maradona güzel kilo vermiş o zamanlar, iyi seyirler efendim. :)

5 Ekim 2011 Çarşamba

Ayıbın Yolları Kayıp



Yorum bile yapmaya değmez, röportajı falan buraya koyalım da ilerde takıma geri dönerse nasıl bir zihniyetin döndüğünü unutmayalım. Röportaj burada, Allah kimseye geldiği yeri unutturmasın, amin.